Pages

December 9, 2013

Postcard From Lausanne


BACK IN ISTANBUL  I'm finally back to my life in Istanbul which also means that I'll be a better blogger from now on. Last Friday, along my dearest friends Irmak and Verda, I went to Lausanne to catch up with two other lovely people, Lina and Elif. How I missed them, and how I miss them right now. It was so lovely to see them, we had so much fun in such a short time.
Lina showed us around the cold streets of Lausanne, and I must say that I expected something totally different. When people talk about Switzerland, they always mention how luxurious and expensive the country is, and although it is pretty expensive compared to Turkey, I must say it looks just the same. Anyway, I still enjoyed our little rides with Lina's car, with the radio on full volume and we're singing along with it. I also loved the food that I had in there, especially the restaurant called Eat Me, they serve the cutest little meals with amazing tastes, their cocktails are the best as well. On our second day, we visited Genéve, and I think I liked that place better, it was more lovely, more like Istanbul, more like my home. All in all, it was an amazing get away despite the cold, to catch up with the loveliest people there are and to hear lots of French. What a language, right? It's funny how I always end up wanting to learn the language of the places that I visit but never do… French is on my list now too. Enough about this trip, enjoy the photos and have a lovely night!

İSTANBUL'A GERİ DÖNDÜM  Sonunda İstanbul'daki hayatıma geri döndüm, ki bu aynı zamanda daha iyi bir blogger olacağım da demek. Geçen Cuma günü, çok sevdiğim iki arkadaşım Verda ve Irmak ile diğer iki çok yakın arkadaşım olan Elif ve Lina'yı görmek üzere Lozan'a gittik. Onları ne kadar çok özlemiştim ve şu an ne kadar özledim bilemezsiniz. Onları görmek gerçekten çok güzeldi, beraber çok kısa bir zaman içersinde bile çok güzel şeyler yaşadık.
Lina, Lozan'ın soğuk sokaklarını gezdirdi bize arabasıyla, ve itiraf etmeliyim ki çok farklı bir şey hayal etmiştim. Ne zaman insanlar İsviçre'den bahsetseler, oranın ne kadar lüks ve pahalı bir yer olduğunu söylerler, değil mi? Pahalı olması gerçeğinin dışında, Türkiye'den pek de farklı görünmüyordu. Yine de, Lina'nın arabasıyla yaptığımız minik gezintilerden çok hoşlandım, radyoyu sonuna kadar açıp bağıra bağıra eşlik etmelerimizden. Aynı zamanda yemekleri de çok hoştu, özellikle Eat Me adındaki restorantları, çok küçük ama bir o kadar da lezzetli yemekleri var, kokteylleri de bir o kadar güzel. İkinci günümüzde, Lina bizi Cenevre'ye götürdü, ve sanırım orayı daha çok sevdim, daha sevilesi, daha İstanbulumsu, daha yuva gibiydi. Gene de, soğuğa rağmen, gerçekten çok hoş bir kaçıştı, dünyanın en iyi insanlarıyla tekrar bir araya gelmek de öyleydi, ve tabii ki bolca Fransızca duymak. Harika bir değil mi? Gittiğim yerlerde duyduğum dilleri hemen öğrenmek isterim ben hep, ve bu oldukça komik, çünkü eve döndüğümde bununla ilgili hiç bir gelişme kaydetmem… Fransızca da artık listemde. Gezimle ilgili bu kadar yeter, fotoğrafların tadını çıkarın ve çok güzel bir gece geçirin!

Keep on smiling,
Gülümsemeye devam edin,
Eda GÜLER


10 comments:

  1. Wow all the sweaters are looks amazing!? lovely outfit!:)


    http://www.jollychic.com/?a_aid=SIRIUSIT

    ReplyDelete
  2. Brillant clicks..it seems you all had great fun!! <3

    Kisses
    Charu

    http://myglossyaffair.blogspot.in/

    ReplyDelete
  3. Replies
    1. Çok teşekkür ederim, çok mutlu ettin! :)

      Delete
  4. You all look so pretty, sounds like a wonderful adventure!

    ReplyDelete

I'm thankful for any criticism, comment or any form of words which will help me to improve, so shoot me!